Yurdaay Onaran’la Hipnoz üzerine…

Yurdaay ONARAN’la Hipnoz üzerine…

1-Hipnoz nedir?

Hipnozun sözlük anlamı: Bir şahıs tarafından diğer bir şahsın hareketlerini kontrol edebilir şekilde derin uykuya benzer bir duruma sokulması halidir.

Pek çok insan uyku ve hipnozu benzer durumlar olarak bağdaştırır. Dış görünüşe göre bu geçerli olabilir fakat zihinsel hareketler, hipnozun uykudan daha çok, uyanıklıkla ilgili olduğunu göstermektedir. Beyin dalgası deneyleri de bunu kanıtlamaktadır. Kişinin uykudaki dikkatli dağınık durumdayken, hipnoz altında dikkatin yoğunlaşması ve dikkatin yoğunlaşmasının da uyanıklık durumunun (bilinçli uyanıklık) bir özelliği olması dolayısıyla, hipnoz ve uykunun bir bakıma zıt oldukları bile söylenebilir.
Genelde günlük yaşamda görülen davranışlara özgü bilinçlilik açısından bakıldığında; hipnoz bir uyku durumu olmamakla birlikte, normal bir bilinçlilik durumu da değildir. Hipnoz, bütünüyle kendine özgü özellikleriyle bilinçliliğin farklı bir durumdur.
Bilinç, dikkatin belli bir noktada odaklanmasını sağlayacak bir şekilde değiştirilebilir. Hipnoz çevre farkında lığının azaldığı, dikkatin belirli bir noktada toplanabildiği bir bilinç değişikliği olarak tanımlanabilir.

2-İnsan beyni hipnotik terapiyle neler yapabilmektedir?
Dumont’a göre “Bütün tedaviler sonuçta zihin tedavileridir. İyileşme süreci her zaman için atık dokuların tamir edilmesi ve hücrelerin etkinlikleriyle karşılıklı ilişki ve koşulların uyumlu bir şekilde yeniden düzenlenmesinden oluşur.
Kişinin hayal gücü ve dikkati ile telkinin gücüne katkıda bulunduğu için, bu ortam iyileşmeyi kolaylaştırır. Gelişmeyi fark eden kişinin cesareti ve inancı artar ve telkin ivme kazanır. Eğer yeterince canlandırılabilirse, hayal gücünün pek çok ciddi ve hafif hastalığın tedavisinde önemli yardımları olur.

3-Ne tür hastalıklar hipnozla tedavi edilebilir?
Günümüzde spiritüalizmde ve parapsikolojide kullanılmasının yanısıra, psikoterapide, kriminolojide ve sancısız doğum, sancısız diş çekme (-A.B.D.’deki dişçilerin yaklaşık dörtte birinin uyguladığı belirlenmiştir, yabancı dili çabuk öğrenme gibi çeşitli amaçlarla birçok alanda kullanılan bir yöntemdir. Ayrıca uluslararası istihbaratta da kullanıldığı ileri sürülmektedir. Manyetik hipnozla yapılan tedavi sistemine ve uzmanlık alanına kimi ülkelerde biyoterapi adı verilmektedir. Bir başka uyku türüne ilaçla (enjeksiyonla) uyku denilmektedir, fakat bu uyku yöntemi metapsişikçilerce, bilinen hipnoz yöntemleri kapsamında ele alınmadığı gibi, bu uyku hali de hipnoz olarak ele alınmaz..

4-Her hasta hipnoza cevap verir mi?
Eğer isterse olabilir, yaklaşık olarak kişilerin %80′i belirli bir ölçüde hipnotize olabilirler. Bu bireyin telkin alma derecesine bağlıdır. Kişilerin ancak % 25′i derin hipnoza girebilir. Zeki ve hayalgücü zengin olanlar çok iyi hipnotize olurlar. Aydınlar, disipline alışkın kişiler, askerler, hemşireler, sporcular, ilkokul ve lise çağındaki öğrenciler kolaylıkla hipnotize edilebilirler.
5-6 yaşından küçük olan çocuklarla, 70 yaşın üzerindeki büyüklerin hipnoz olması zordur. Zihinsel herhangi bir rahatsızlığı olan kişiler, zeka seviyesi (IQ’su) düşük kişiler, bunaklar, konsantrasyon zorluğu yaşayan kimseler, hipnoz olmak istemeyen, korkan, oto kontrolü elden bırakmak istemeyen kişiler de hipnoz olamazlar.

5-Hangi hastanın kesinlikle hipnoz edilmemesi gerekir?
Hipnoz uygulamalarında, borderline, psikotik ve disosiyatif vakaların önceden ayırt edilmesi gereklidir. Eğer kişi Çoklu Kişilik, Şizofreni, Çift Kutuplu Rahatsızlık, Histeri gibi psikiyatrik nitelikli bazı rahatsızlıkların yanı sıra Epilepsi nöbetleri geçiriyorsa, bir tıp doktoru veya psikiyatriste havale edilmesi uygun olur.

6-Hipnoz uygulamaları kaç türde gerçekleştirilir?
Bireysel Hipnoz
Hipnotistin sadece bir kişiyi hipnotize etmesidir. Kişi hipnotist ile karşı karşıyadır ve hipnotistin telkinlerine bağlı kalarak hipnoza girer:
Grup Hipnozu
Birden fazla kişinin uygun şartlarda bir hipnotist tarafından aynı anda hipnotize edilmesidir.
Oto Hipnoz
Kişinin herhangi bir yardımcıya gerek duymadan kendini hipnotik fenomenlere ulaştırabilmesidir. Burada kişi hem etken hem edilgen durumdadır. İki şekilde gerçekleştirilebilir:
a- Post Hipnotik- Telkinle Oto Hipnoz:
Burada kişi daha önce başka biri tarafından hipnotize edilmiştir. Kendisine hipnoz esnasında bazı telkinler verilmiştir. Bu telkinlere bağlı olarak daha sonraları kendileri hipnoza girmişlerdir.
Oto Hipnozun Özel Yöntemlerle Elde Edilmesi:
Kişinin hipnotiste gerek duymadan kendi kendine hipnoza girmesidir. Oto hipnoz; oto-telkin ile birleştirilerek hipnozdan yararlanılan hemen her durumda kullanılmaktadır. Bu şekilde de uygun hastaların hipnotiste bağlı olmadan süreçlerine devam etmeleri mümkün olmaktadır. Mistik bazı kişilerin, yoga yapanların, Uzak-Doğu’daki birçok paranormal olayları gerçekleştiren sofi’lerin durumları bu merkezdedir.
İlaçla Hipnoz
Hipnotik trans elde etmenin bir yolu da bazı ilaçların kişiye verilmesi şeklinde olmaktadır. Bu ilaçları alan kişiler kısa süre içinde somnambul hale gelmektedir. İlaç vererek oluşturulan hipnotik hal, pek çok şekliyle normal yollarla elde edilen hipnotik trans haline benzemektedir. Ancak oluşan bu halin normal yolla oluşturulan hipnotik trans haliyle aynı olup olmadığı tartışmalıdır. Yaygın kanı ise tam bir hipnotik trans hali olmadığıdır. İlaçla hipnoz yapılması özellikle hipnoza uygun olmayan kişilerde kullanılan bir tekniktir.
İlaçla hipnoza benzemekle birlikte; hipnotik trans oluşturmak için değil, kişilerin hipnoza karşı dirençlerini kırmak için de bazı ilaçlar uygulanmaktadır. Bu amaçla da genellikle “Hipno-tik” ilaçlar kullanılmaktadır. Verilecek küçük dozda hipnotik ilaçların kişinin hipnoza karşı direncini zayıflattığı ve hipnozu kolaylaştırdığı bilinmektedir.

7-Hipnoz deyince akla ruhun bedenden ayrılması gelmektedir. Hipnozun tek yolu bu mudur?
Bu bilginin doğru olduğunu söylemeyiz. Çünkü hipnoz zihni dingin leşleştirip bilinçaltına inebilmektir. Yani ruhumuz hiçbir yere gitmiyor. Hatta ruhumuz bizimle iletişime geçiyor bile diyebiliriz. Spritüel alan çalışmalarda ruhun bilinci ile iletişime hipnozla gidilmeye çalışılır. Yani ne ruh bedenden ayrılır, nede beden ruhtan. Sadece zihin yani ön bilinç durağanlaşır ama durmaz ve bilinçaltı daha rahat ifade eder kendini.

8-Hipnozla yabancı dil öğrenilebilir mi?
Gerçekten bu konuda yardımcı olur. Dikkati bir noktaya topladığı ve bedensel, zihinsel bir rahatlama sağladığından algı kapasitesi yükselir. Daha kolay ve hızla öğrenir. Tabiî ki o kişinin derslerini de çalışması gerekir. Hipnozla dil öğrenirken ders çalışmayacaklarını düşünenler için üzgünüm ama çalışmadan, emek vermeden bir değeri kazanamıyoruz ki hipnoz çalışması süresini çok kısaltır. 4-5 seferde öğrenemeyen kişi hipnozla 1-2 sefer tekrarla öğrenme süresine geçebilir.

9-Hipnotik tedaviyle gerçekleştirilmesi amaçlanan kaç seansta sonuç getirmektedir?
Bunu kesin şu kadar seans biter dememiz doğru değildir. Kişiye ve konuya göre değişir. Bazen tek seansla sonuçlanabilir ama konu üstüne 6 ay ya da üstünden bir süre geçince tekrarlamak, konuyu pekiştirdiğini görüyorum. Tabi bu da konuya göre değişir. Örneğin sigara bırakma çalışmasında bir süre sonra üstünden geçmek daha verimli oluyor.

10-Bu tedavi yöntemiyle kalıcı sonuç elde edilebilir mi?
Elbette, kalıcı sonuçlar elde edildi, ediliyor, edilecektir de. Her şeyi yaşatan bilincimiz ve bilinçaltımızın kalıpları. Bu kalıplar bizi hasta edecek ya da rahatsız edecek şekilde kodlanmışsa, bu kalıbı sağlıklı kılacak kodlamayla değiştirmek mümkün. Hipnoz bunu başarıyor. İSİS MU AKADEMİ’de bireysel seanslarımıza sizleri bekliyoruz…

Kurumumuzda yapılan eğitimler ve uygulamalarda kişiye tıbbi teşhis veya tedavi uygulanmamaktadır. Web Sayfamızda bulunan bilgiler hiç bir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılamaz. Tanı ve tedavi, mutlaka bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi bir işlemdir. Her türlü hastalık ve sair tedavi gerektiren sorunlarınız için lütfen önce doktorunuza danışınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir